8/11/2009 - kadın ve çocuk ...

Epeydir dalgın vaziyette,
camdan dışarıyı izliyordu, kadın. Ve az ileride arkadaşlarıyla oyun oynayan çocuk; Aniden çok önemli bir konuşma yapacakmış gibi, Kadına yaklaştı, usulca... “Nereye bakıyorsun” dedi kadına “Uzaklara… çok uzaklara…” dedi kadın Çocuk “Uzaklar ne demek ?” diye sordu Kadın “yakın olmayan, her istediğinde ulaşamayacağın yerlere denir uzak…” diye cevapladı Çocuk “her istediğinde gidemeyeceğin, ulaşamayacağın uzaklara neden bakıyorsun ?” diye sorusunu yineledi bu sefer “Çünkü özlüyorum, o uzaktakileri….”dedi kadın. “Baktığında görüyor musun peki ?” Derin nefes aldı kadın “Gördüğüm zamanları, anları, her şeyleri, düşlüyor canlandırıyorum ..” “Peki neden bakarken yüzün üzülüyor ? Düşlediğin zamanları canlandırırken gülümsemek gerekmez mi ? Hem sen demez miydin Hani anne mi özlediğimde ağlayıp, somurttuğumda - Bak gülümse hadi gelecek annen, zaten gülümsemezsen gıdıklarım Yoksa sen gülümsemenin nasıl olduğunu mu unuttun ?” Hafiften tebessüm etti kadın. Ve tam o sırada atıldı, çocuk kadının kucağına. Önce doladı boynuna kollarını sımsıkı. Sonra hafif geri çekildi, Ellerini kadının ağzına götürdü. Ve bak böyle yapacaksın diyerek gösterdi, gülümseyen yüzü Ve sonra yine boynuna atıldı. Sıkı, sımsıkı sardı kadını... Oysa kadın çoktan teslim olmuştu çocuğun içtenlikli kollarına. Ama Gülümserken dudakları; engel olamamıştı, gözlerinden İnce ince süzülüp, akan yaşlara … 07.11.2009,Elifce
|